• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/yedikedi
  • https://www.twitter.com/alinin_teki

İyi, güzel, faydalı paylaşımlar

Faydalı olabildiysek ne mutlu

Bir olmak yeterlidir

Hayır, bir olmak derken birlik olmayı kastetmiyoruz. Bir kişi olmak diyoruz; yola çıkmak için yeterlidir.


   Bazı şeyleri görüyor, içine sindiremiyor, değiştirmek istiyorsun. Evet vicdanını dinleyince böyle oluyor. Sonra başka sesler yankılanıyor umudunu kıran, seni küçük gören. İşte o sesleri boş ver. Genç İstikbal dergimizin hediyesi olan Yol Yazıları kitabından seçtiğimiz şu yazıyı oku. 

Murat Berk-Yol Yazıları

FİKRİYAT

   Sırf kendisi için yaşayan kimse, zevk içinde yaşayabilir 
fakat küçük olarak yaşar ve küçük olarak ölür.

                                                   "Seyyid Kutub"


   Bugün içinde yaşadığımız dünya bizlere sadece kendisi için yaşamayı salık veriyor. Sistemin bütün enstrümanları buna göre tanzim edilmiş durumda. Yapılan bütün çalışmalar bireyselliği, zevkperestliği ve küçük dünyalar kurmamızı sağlıyor. Nasıl mı? Çok basit, meselâ günlük bir kaygımız, bütün meseleleri gölgede bırakacak şekilde bizleri sarmalıyor. Oysa içinde yaşadığımız dünyada bizim o pire kadar meselemiz; ne yorganı yakmayı gerektirecek, ne de isyana götürecek kadar aşılmazdır. Ancak zor olan burada başlıyor önceliği şaşmış, kendisini ve yönünü kaybetmiş insanlık büyük bir erozyonun içinde sürükleniyor. Gazete ve televizyonların haberlerine bakacak olursak, yaşanacak bir yer olmaktan çıkmış beldelerde avuntularla yaşıyormuş gibi yaparak, küçük fırsatları nimete çevirerek yaşamamız öğütleniyor. Bu durum, her türlü krizi fırsata çevirenler için beceriklilik ve maharet sayılıyor. Bunlara itibar etmeyip elinin tersiyle itenlere ise ahmak gözüyle bakılıyor. Bütün eğitim kademelerinde kafalara çivi gibi çakılan önce sen (yani nefsin) vurgusu bencil bir nesil ortaya çıkarıyor. Bu bağlamda bakıldığı zaman küçük dünyalar ortaya çıkıyor. Bakın sizler bir adım attığınızda size şunlar söylenecek; Dünyayı sen mi kurtaracaksın? Cirmin ne senin? Ve bu sözleri duyunca şöyle demeye başlayacaksın; Ben bir kişiyim, benden ne olur ki? Ve giderek o karamsarlık ve alışkanlık batağına çağdaşlarınız gibi saplanıp kalacaksınız. İşte bu noktada daha önce yürürken kendilerine sen iyi birisin ama "Bir çiçekle bahar gelmez." diyenlere "Bir çiçekle bahar gelmez ama bütün baharların habercisi bir çiçektir." tarihî cevabını veren Prof. Dr. Necmettin Erbakan hoca gibi hakikatli bir yola çıkabilirsiniz. Elbette bu meşakkatli bir yol, zorluklarla dolu bir yolculuktur ama bütün elçiler ve davetçiler bu yolda yürümüşlerdir. Zorluk ne kadar çoksa mükafat o denli çoktur. Ateşler serin, kuyular emin, okyanuslar yol olur. Rahmet, zahmette sabredip şükredip istikametini bozmayanların üzerinedir. Bunu insan kullanma kılavuzu (Kitabullah) söylüyor:
   Yoksa sizden öncekilerin örnek olan, ibret veren halleri, başınıza gelmeden cennete giriveririz mi sandınız? Onlar yoksulluklara uğradılar, zararlara düştüler, çetin sıkıntılara çattılar. Öylesine sürçtüler, öylesine kaydılar, sarsıldılar ki Peygamber ve onunla beraber bulunan iman ehli bile 'Allah'ın yardımı ne vakit?' deidler. Bilin ki şüphe yok, Allah'ın yardımı yakındır. (Bakara 214)


   O halde ahir zaman nesilleri olarak ve çok önemli sorumlulukları yüklenmeye aday bir çağın insanı olarak şunun farkına varmalıyız, bütün çiçekleri koparabilirler ama baharın gelişini asla engelleyemezler. Çile yolunun talibi, çiçeklerin koparıldığını gören bahar, nasıl gelmemezlik etmiyorsa ümmetin baharı olan sen de gelmelisin. Büyük bir iman, azim ve aşkla gelmelisin. Haydi ne bekliyorsun!



183 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam49
Toplam Ziyaret54681
Anket
Okuyo musunuz, kaça gidiyosunuz?