• https://www.facebook.com/yedikedi
  • https://www.twitter.com/SsszMzhDergisi

İyi, güzel, faydalı paylaşımlar

Faydalı olabildiysek ne mutlu

Ali Başar
ali.boz42@gmail.com
Güzel Milletiz Vesselâm
18/02/2023
   Öncelikle Kahramanmaraş merkezli depremde kaybettiğimiz canlarımıza Allah'tan rahmet, milletimize baş sağlığı diliyorum. Rabbim, acılardan ders almayı nasip etsin.
   "Coğrafya kaderdir." sözünü bilirsiniz. Kaderi nasıl anlarsınız bilmem fakat coğrafyanın üzerimizdeki etkisini görüyoruz.
   Ülkemiz her türlü afetin merkezinde bulunuyor. Deprem kuşağında olmamız yer altından bizi tehdit ederken Asya-Avrupa-Afrika üçgeninin bağlantı noktasında bulunmamız ise bütün kritik meselelerin merkezinde olmamıza neden oluyor. Kâh depremlerle kâh etrafımızda yaşanan savaşlarla sürekli kriz ortamındayız.
   Evet coğrafya kaderdir fakat coğrafyanın iklimine, sosyolojik durumuna ve jeopolitik yerine göre tedbir almamak da büyük kederdir.
Bizim milletimiz öylesine güzel millet ki dünyanın neresinde bir mağduriyet olsa elinde avucunda olandan ne verebilecekse serpiliverir. Küresel İnsanî Yardım 2022 Raporu'na göre, Türkiye, gayrisafi milli hasılasına oranla en çok insani yardım yapan ülke sıralamasında yine ilk sırada yer alıyor. Son olarak Kahramanmaraş'taki depremi duyar duymaz bütün milletimiz anında yardım kampanyalarına başladı.
Bu konularla alakalı tekrara düşmemek için yıllar önce yine bu sayfada yayımlanmış olan yazıları okuyabilirsiniz
   Son yaşadığımız depremle sorgulanır hale gelen müteahhitler, mühendisler, emlakçılar, denetim organları vs konularını da televizyonlarda ekranı beşe bölüp bir türlü çözüm üretemeyen tartışmacılara bırakarak dikkat çekmek istediğim konu olan "toplumsal kaos oluşturacak meselelere alınacak tedbirler" ile ilgili düşünceme geliyorum.
   Biliyorsunuz AFAD'ıyla STK'larıyla herkes depremde enkaz altındaki vatandaşlarımızı kurtarmakla uğraşırken diğer tarafta sosyolojik olaylar ile toplumun sinir uçlarını kaşıyanlar daha çok gündem oluyor.
Zaten yıllardır Suriyeliler ile bölge istikrarsız hale getirildi, bunun üzerine deprem sonrası yağmacılar, hırsızlar vs ile ortam gerildi. Onları bertaraf etmeye devletimiz, emniyet güçlerimiz yeter evellallah.
Fakat olay bir kişi üzerinden olsa bile dezenformasyon ile binler etkileniyor. Her Arap zenci değil, her Amerikalı hristiyan değil, her mülteci hırsız değil. Algılarımıza bir format atmamız gerekiyor ki aklı selim hareket edebilelim.
   Acilen bu karışıklıkların sebebi olan şu iki projeyi irdeleyip sonrasında çözümü hayata geçirmeliyiz. Rahmetli Erbakan hocamız bölgemizdeki sorunları ve çözüm yollarını göstermişti.
Sorunlar ne?
Haim Nahum Projesi ve BOP (Büyük Ortadoğu Projesi)
Nedir Haim Nahum Doktrini?
Türkiye'yi (Bütün Ortadoğu ve Müslüman devletler için geçerli)
1. İşsiz bırakacağız
2. Aç bırakacağız
3. Borca esir edeceğiz
4. Dininden uzaklaştıracağız
5. Böleceğiz
6. Böldüklerimizi birbiri ile çarpıştıracağız
7. Yumuşak lokma olarak yutacağız.
   Bu maddelere bakınca birbirinin sonucunu doğuran sebepler silsilesi olduğunu görürüz. İşsiz, aç ve borçlu insan ahlâkî olarak her türlü noksanlığa açık hale geldiğini söyleyebiliriz. Ülkemizde ve aslında bütün insanlık üzerinde oynanan oyun bu.
   İkincisi Büyük Ortadoğu Projesi.
   Amerika'daki ikiz kuleler saldırısından sonra ABD Dış işleri bakanı Condolessa Rice açıklama yaparak Ortadoğu'da 22 ülkenin dönüşümünü sağlayacaklarını söylemişti. Onlara göre İsrail'in güvenliğini sağlamak ve Büyük İsrail Devletinin kurulması için bütün yollar mübah(!) Proje kapsamında Fas'tan Endonezya'ya kadar bütün İslam coğrafyası potansiyel tehdit olduğu için burada yer alan ülkelerin istikrarsız veya batıya bağımlı olması gerekiyor. Bunun vatandaş olarak bana etkisi ne dersek...
   Karışan Ortadoğu ülkeleri olan Afganistan, Irak ve Suriye'nin ülke ekonomimizden toplumsal ilişkilerimize birçok şeyi etkilediğini biliyoruz.
Afganistan'dan Irak'tan Suriye'den halâ göç alıyor, milyarlarca lira mülteci bakımına giderken, halk olarak yardım kampanyalarını daha uzaklardaki ihtiyaç sahiplerine göndermek varken evimizde bitiriyoruz. Ayrıca sosyolojik olarak kendi millî varlığımızı kozmopolit hale getiriyoruz. Mesele mülteciler gelsin-gelmesin meselesi değil. Meselenin aslı saydığımız projeleri bertaraf edecek proje üretmektir.
   Çözüm ise bütün insanlığın hayrına olacak İslam Birliğini kurmaktır.
İspatı Kur'an'ı Kerim'de: "İnkâr edenler birbirlerinin velileridir (dostlarıdır). Eğer siz bunu yapmazsanız (birbirinize yardım etmez ve dost olmazsanız) yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk (fesat) olur. (Enfal Suresi 73)
Sorun ırkçılıkla, ulusçulukla, partizanlıkla çözülebilecek bir şey değil. Müslümanlar olarak birbirimize dost olmaktan başka çare yok. Çözüm önerileri sürekli dile getirilerek (İslam Birliği, Faizsiz ekonomi, üretime dönük yatırım, ahlak ve maneviyat temelli eğitim) gerek arkadaş muhabbetlerinde gerek sosyal medyada gündemdeki bütün hashtagler etiketlenerek kamuoyu oluşturulmalı. Bir insana 40 kere deli dersen deli olur derler. Bizler de sürekli aynı şeyi söylersek Allah'ın izniyle çözüm hayata geçecektir. Bu birlik kurulunca herkes kendi vatanında doyacak, ekonomik ve ahlaki krizler son bulacaktır.
   Eğer bunu yapmazsak deprem telaşesindeyken yine o anda ülke kaosa götürülür farkında bile olamayız. Ki birçok kişi evlerde sokaklarda kahvehanelerde, iş yerlerinde veya bilinç altında depremden çok Suriyeli magandalar veya hırsızları konuşuyor. Bu konuda herkesi aynı kefeye koymamalı, sosyal medyanın gazına gelmemeli ve yetkililerden gelen açıklamaları takip etmeliyiz.
Önlem alınmazsa gençlerimizi çatışmacı, kaosçu veya bölücülerin elinden kurtarmak için çok geç olur. Kaos olursa işsizlik olur, işsizlik daha çok kaos getirir. Ülke manevi olarak işgal edilir ki bunu toparlayıncaya kadar gereksiz enerji harcanır.
   Aynen deprem öncesinde evlerin çürük temeller üzerine yapılırken önlem alınmayıp deprem sonrası kurtarmak için uğraştığımız pozisyona düşeriz Allah korusun.
   Tekrar ediyorum, biz gerçekten güzel bir milletiz. Çünkü yüzlerce yıl millî ve manevî değerlerimiz uğruna iman kardeşliği etrafında birleşerek meydanlarda ve siperlerde omuz omuza mücadele ettik.
Omuzlarımızı az önce saydığımız fikirlere de verirsek Allah'ın izniyle bu yüzyıl bütün insanlığın huzura erdiği bir yüzyıl olacak.
Güzel milletiz güzel..
Haydi kalın sağlıcakla..


187 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Filistin'in Kurtuluşu Pamuk İpliğine Bağlı - 09/10/2023
Evde huzur kalmamışsa vatandaş Filistin'i, Doğu Türkistan'ı, Arakan'ı, Yemen'i nasıl düşünsün?
Kulakkı-3 - 16/08/2023
Kul hakkına giren kul: Hakkı.
Filin Kulağı Fildir - 21/05/2023
Siz, siz olun hayallerinize sahip çıkın. Çalmasınlar.
Gemiyi Batırmadan Karaya Varalım! - 21/09/2022
Hepimiz aynı gemideyiz ama birileri gemiyi deliyor.
Kendi Köyümüzde Kiracıyız! - 29/05/2022
Uygulanan tarım ve hayvancılık politikaları ile yıllarca elimizin altında olan bu nimetler artık kolay ulaşamayacağımız bir hâl alıyor. Haram olmasa bile cebimizi düşünerek kendimize haram edeceğiz gibi...
Yetenek Havuzu - 01/03/2021
Genç erozyonuyla mücadele: Bir millet çöl olmasın.
Vay Benim Emeklerim! - 14/11/2020
Sömürü düzeni bitsin istiyorsan adaleti tesis etmek için çalışmalısın.
Pardon Patron! Bi'Şey Diicem! - 09/03/2020
Organize iyilik nerede?
Cambaza değil işimize bakalım - 26/11/2019
Osmanlı vârisi Türkiye (halkı veya yönetimi) pasifleştirilip icraat noktasında sessiz kalması sağlanırsa İsrail, Mescid-i Aksa’yı bugün yıkacak.
 Devamı
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam46
Toplam Ziyaret179396
Anket
Okuyo musunuz, kaça gidiyosunuz?